Geçtiğimiz bir ayda, çok fazla şehirde bulundum. İstanbul, Eskişehir, Ankara, Konya ve Karaman’da belli süreler bulundum. Çok kısa zamanda, farklı kültürlere uyum sağlamak zorunda kaldım. Bu durum değişik dünya görüşlerini de tanımama neden oldu.
Yaklaşık bir ay önce bir köydeydim. Her yaz bir kaç hafta babaannemlerin yanına, Karaman’da bir köye gidiyorum. Pek fazla kimseyi tanımadığım ve arkadaşım olmadığı için genellikle evde ve evin önündeki bahçede zaman geçiriyorum. O köyde karşılaştığım ilginç bir olay, hayat görüşlerinin ne kadar farklı olabileceğini bana gösterdi.
Babaannemler, ineklerini satmaya karar vermişler ve bunu da köyde komşularına duyurmuşlar. Birkaç gün sonra bir adam geldi ve ineği almak istediğini söyledi. İneği inceledi ve satın aldı. Fakat bir şartı vardı. Hava kararıncaya kadar inek bizde kalacaktı ve o zaman gelip alacaktı. Bunun sebebini de çok beğendiğim bir şekilde anlattı. Bir süredir inekleri olmadığı için konu komşudan süt satın alıyorlar, bu durum da karısını rahatsız ediyordu. Bir inek almayı çok istiyordu karısı. Adam da ona sürpriz yapmak istiyordu. Hava kararınca karısı görmeden ineği ahıra sokacak, karısını bir bahaneyle oraya gönderecek ve onun sürprizi görmesini sağlayacaktı.
Bunu okuyan çoğu kız kendi kendine gülecektir. Benim sevgilim bana inek alsa ne derim diye düşünmüştür. Düşünsenize, yemeğe çıkıyorsunuz o sırada arkadan biri inek getiriyor ve sevgiliniz de size hediye aldığını söylüyor. Tuhaf…
O adam o ineği almıştı ve hediye etmişti: çünkü onların ihtiyaçları onu gerektiriyordu. Tek taş yüzük o kadının ihtiyacını karşılamayacak, belki de bağda bahçede uğraştığından o yüzüğü hiç takmayacaktı. Bu hikayeyi başından beri şunun için anlatıyorum. Çoğu zaman insanı mutlu edecek şeyler çok farklı olabilirken, bizler belli kalıplar içine sıkışıp, klasik hediyelerden hoşlanır hale gelmişiz. Evlilik yıldönümü ise tek taş almak şarttır. Yılbaşında alınacak hediyeler önceden belirlenmiştir. Bu yüzden çoğu zaman karşımızdakini düşünmeyiz. Belki o bile kendini düşünmez. Örneğin; bana alınabilecek en güzel hediye boğaz kıyısında bir simittir. Onu yerken boğazı seyredeyim bana yeter.
Size son olarak tavsiyem şu. Benim gibi köylerden sıkılan, şehri daha çok tercih eden insanlar olduğunuzu biliyorum. Ama kesinlikle her yıl az da olsa köylere gitmeye çalışın ve insanları gözlemleyin. Belki dünya görüşünüz aynı değildir ama onlardan öğreneceğimiz çok şey var.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder